| Titanlar tek ve kusursuz kıta Kalimdor'u oluşturup, tam ortasına bütün dünyaya hayat veren Sonsuzluk Kuyusu'nu yerleştirdikten ve dünyanın savunması ve korunması görevini beş Ejderha Büyük Çehresine bıraktıktan sonra Azeroth'tan ayrılmışlardır. İşte bu nokta, efsanelerin bittiği noktadır ve bu nokta ile Azeroth'un yazılı tarihinin başlayacağı Lejyon'un ilk istila girişimi olan Kadimler Savaşı arasında ne kadarlık bir sürenin geçtiğini kimse bilmemektedir. Ayrıca bu dönem içerisinde hangi canlı türlerinin varolduğu da tartışmalıdır. Bu noktada şahsi yöntemim Richard A. Knaak tarafından yazılan "Kadimler Savaşı - War of the Ancients" kitabında kendi tespit ettiğim canlı türlerini ve ilave olarak bir çok kaynaktan teyit edebildiğim canlı türlerini var kabul etmek olacaktır. Dünyanın uyanışı sürecini sanırım aşağıdaki gibi anlatmak, en doğru olmasa da, en güvenli biçim olacaktır. Azeroth'un yazılı tarihi Elflerle başlar fakat Azeroth tarihi sadece Elflerle sınırlı değildir. Titanlar'ın Azeroth'a gelmesinden önce Azeroth'da bir çok ırk ve canlının zaten varolduğu bilinen bir gerçektir ancak bu ırklardan hiçbiri Elfler başarana dek tarihlerini yazılı hale getirmemişlerdir. Titanların Azeroth'a gelişinden önce varolan canlılardan en önemlileri Ejderhalardır. Titanlar Eski Tanrılarla yapılan uzun savaşın ardından dünyayı şekillendirmeyi bitirdiklerinde Azeroth'u korunma ve savunma görevini beş Büyük Çehre aracılığıyla Ejderhalara vermişlerdir. Bu görevlendirmenin ardından "Ejderhalar Zamanı" denilen bir dönem başlamıştır. Kadimler Savaşı kitabında bu dönem dolaylı olarak da olsa tasvir edilmiştir. Bu dönemde Ejderhalar dünyanın yegane hakimi ve hamisidir. Sayıları oldukça çoktur ve gökyüzünde özgürce ve barış içinde uçmaktadırlar. Bu dönemde bütün dünyaya büyük bir huzur ve düzen hakimdir. Azeroth'un topraklarını kaplayan bitkiler ve bu bitkiler arasında yaşayan canlılar güven içerisinde ve mutludurlar. Hayat, Sonsuzluk Kuyu'sundan aldığı enerji ile her geçen gün gelişmiş ve çeşitlenmiştir. Halen Warcraft dünyası içinde Azeroth'ta yaşayan ve tarihlerinin Ejderhalarla birlikte Titanlar'ın gelişinden öncesine dayandığını teyit edebildiğim yegane akıllı canlılar Furbolg'lardır. Bu ayı benzeri yaratıklar ilkel fakat akıl barındıran bir yaşam biçimini tek ve kusursuz kıta Kalimdor'un kuzeyinde sürdürmekteydiler. Kabileler şeklinde yaşayan bu canlılar ne yazık ki bir medeniyet oluşturma seviyesine gelmeyi başaramamışlardır. Ejderhaların hakimiyeti altındaki huzurlu çağlarda Sonsuzluk Kuyu'sundan yayılan yaşam enerjisi Titanların yarattıklarına ek olarak bir çok akıllı canlı türünün ortaya çıkmasını sağlamıştır. Titanların gelişinden önce varolduğu bilinen veya kesin olan ırklar haricinde yeni ırkların, yaklaşık 20.000 yıl önce ortaya çıkmaya başladıkları tahmin edilmektedir. Bu yeni oluşan ırklardan bilinen en eskileri Troller ve Silithidlerdir. Trollerin yaklaşık 17.000 yıl önce o zamanlar tek bir kıta olan Kalimdor'un kuzeyinde ortaya çıkarak kendilerine bir medeniyet kurdukları bilinmektedir. Troller uzun boyları, güçlü bedenleri ve ince zekaları ile çevrelerine hakim olmuşlar ve medeniyetlerini zaman içerisinde geliştirmişlerdir. Bu medeniyetin yaklaşık 16.000 yıl önce bir imparatorluğa dönüştüğü ve Kalimdor'un önemli bir bölümünü hakimiyeti altında tuttuğu düşünülmektedir. Aynı dönemde Kalimdor'da ortaya çıkan bir diğer güç ise Silithidlerdir. Bu zeka sahibi ve böcekgillerden gelen ırk 20.000 yıl öncesinde ortaya çıkmıştır. Silithidlerin yaşam enerjilerini Sonsuzluk Kuyu'sundan mı aldıkları yoksa çok uzun bir zaman sonra Orkların yapacağı gibi başka bir gezegenden mi Azeroth'a geldikleri tartışmalıdır. Ancak bilinen gerçek yaklaşık 20.000 yıl önce Silithidlerin Kalimdor'un batı bölgelerinde ortaya çıktıklarıdır. Silithidler ile ilgili bir diğer iddia ise yaşam enerjilerinin kaynağının Eski Tanrılar'dan yenilen ancak yokedilemeyen C'Thun'dan geldiğidir. Bu teoriye göre Kalimdor'un Batı bölgelerinde gizlenmekte olan Eski Tanrı C'Thun Silithidleri kendisine tapınır hale getirmiş ve amaçları için onları etkisine almıştır. Silithidlerin son derece kötücül ve yayılmacı yaşam tarzları gözönüne alındığında bu teori akla yatkın görünmektedir. Günümüzden 16.000 yıl önce Kalimdor'a bakıldığında Kuzey'den Güney'e kadar uzanan bölgelerde Trollerin hakimiyeti görünürken, Kalimdor'un Batı kıyılarında ise Silithidlerin baskın olduğu görülmektedir. Önceleri tek bir imparatorluk olarak ortaya çıkan Troller (Zandalar İmparatorluğu) zamanla kıtanın geniş bölgelerine yayılmanın bir sonucu olarak iki ayrı imparatorluğa ayrılmıştır; Grubashi ve Amani İmparatorlukları. Bu iki imparatorluk arasında zaman zaman sürtüşmeler yaşanmış olsa da ortak bir düşmana sahip olmalarından ötürü imparatorluklar arasında gerçek bir savaş hiç yaşanmamıştır. Her iki imparatorluğun da çekişmekte olduğu üçüncü imparatorluk Silithidlere ait olan Azj'Aqir imparatorluğudur. Troller ve Silithidler arasındaki mücadele binlere varan yıllar boyunca sürmüştür fakat bu savaşların kesin bir galibi hiçbir zaman olmamıştır. Ne var ki Trollerin ısrarcı ve inatçı mücadeleleri, en nihayetinde Azj'Aqir imparatorluğunun içten bölünmesine neden olmuş ve Silithidlerin bir bölümü Kalimdor'un en kuzey bölgesine kaçarak Azjol'Nerub kentini, bir bölümü de daha güneydeki bölgelere kaçarak Ahn'Qiraj kentini kurmuşlardır. Kesin bir zafer olmasa da Silithidlerin bir nevi sürgüne gönderilmeleri Trollere rahat bir nefes aldırmıştır. Kalimdor'da bütün bunlar olup bitmekteyken bu savaşın hengamesi arasında Taurenler ortaya çıkmıştır. Boğa bedenli, fiziken son derece güçlü bu pastoral yaşam tarzını benimsemiş ırk, Furbolglar kadar etkisiz olmasalar da o dönemin Kalimdor'unda önemli bir güce hiçbir zaman dönüşememişlerdir. Doğasal enerjiler ve şamanizme eğilimli olan bu ırk, Kalimdor'un daha çok batı bölgelerinde küçük kabileler halinde varolmuştur. Yine Troller ve Silithidler arasında sürüp giden Kalimdor'a hakimiyet mücadelesi esnasında Kalimdor'un güneyindeki yağmur ormanlarında yaşamakta olan Gurubashi Troll İmparatorluğu yeni ortaya çıkan bir ırkı köleleştirmiştir: Goblinler. Troller, Goblinleri voodoo büyülerinde sıkça kullandıkları bir maden olan kaja'mite'ın toprak altından çıkarılması işlerinde kullanmaktaydılar. Ancak bu madenin Goblinler üzerinde beklemedikleri bir etkisi ortaya çıkmıştır. Madenle sürekli temas ediyor olmaları goblinlerin zekasını giderek arttırmıştır ve sonunda Goblinler kendilerini özgürleştirecek planlar yapmaya başlamışlardır. Yüksek zekaları ile kendilerine ait yeni teknolojiler geliştirmeyi başarmışlar ve Trollerin boyunduruğunu kırarak kendilerini özgür kılmışlardır. Yaşamakta oldukları Kezan adasını Trollerden temizleyerek AltMaden (Undermine) şehrini başkentleri ilan etmişlerdir. Bu noktadan sonra üstün ve kıvrak zekaları ile Goblinler, Azeroth'daki teknolojinin baş yaratıcıları haline gelirler. Kurnazlıkları ile de Azeroth üzerinde yapılan tüm ticareti kontrolleri altına alırlar. Ejderhaların Zamanı'nda ortaya çıkan bütün bu ırklar her ne kadar kendi içlerinde bir mücadele içinde olsalar da doğanın dengesini ve Ejderhaların hükümranlığını tehdit etmiyorlardı. Ejderhaların hakimiyeti sonsuza dek sürecek gibi görünüyordu; ta ki bir ırk Sonsuzluk Kuyusu'nun sonsuz gücünü keşfedene ve Azeroth'un kaderini sonsuza dek değiştirine dek.
|